Koşu Oyunu: Birkê (Birê)

Koşu Oyunu: Birkê (Birê)

Bir özsavunma oyunu: Birkê (Birê) 


Birkê (Birê) oyunu saldırı ve öz savunma üzerine tasarlanmış. Kürtlerin bu oyunlarla çok hassas ve folklorik bir biçimde, baskı uygulamadan henüz küçük yaşta çocukları özsavunma üzerine eğittiği görülüyor. Çocuklar oyun sürecinde dost ve düşman kavramlarıyla tanışıp, dost ve düşman karşısında nasıl davranış göstermesi gerektiğini öğreniyor.
 
Mihyeddin DUYMAK
Birkê oyununun tarihi tam olarak bilinmiyor. Dengbêjlik gibi ulusal oyunlar da nesillere aktarılarak bugünlere gelmiştir. Toplum içinde oynanan ve her zaman canlı tutulan oyun, sömürgecilerin tüm çabalarına rağmen unutulamamış, ortadan kaldırılamamıştır.
Tabii tüm oyunların bir sebebi var. Kürt yaşamı bu oyunlarla dile gelmiş. Bu oyunlarda tarihin yargılanması, adalet, yasa, suç, affetme, kültür, dil, acı, aşk, savaş, mutluluk, saldırı, öz savunma konu edilir. Oyunlar her şeyi içerir. Çocuklar bu oyunlarla eğitilir. Bu oyunlarla çocuklar, çoklu bölümlerden oluşan bir üniversite misali kültür, dil, folklor noktasında eğitilir. Çocuklar bu oyunlarda gözleriyle görüp, kulaklarıyla dinledikleri  ve bunu pratikte gerçekleştirdikleri için belleklerine kazınıyor.
Çocukların da yasaları vardı. Belirlenmiş yasalara uymayanlar oyun dışı bırakılırdı ve oyun alanından da kovulurlardı. Bu sebeple çocuklar mümkün oldukça yasalara bağlı kalmaya çabalardı. Örneğin; kışın her çocuğun oyun alanına yakacak bir şey taşıması gerekirdi. Yakacak bir şeyleri olmayan çocuklar hırsızlık yaparak, yakacak bir şeyleri temin edip oyun alanına götürürdü. Gece geç saatlere kadar çocukların ateşi yanardı. Bazen 70-80 yaşındaki büyükler de çocukların ateşiyle ısınıp sohbete dalardı. Bazen köylüler çocuklar tarafından yakacak odunların çalındığını fark ettiklerinde kızmayıp, ‘çocukturlar, zamanında hepimiz yaptık’ derlerdi. Bu yöntemler ve oyun düzeni Kürtler arasında, özellikle de Botan’da bir yaşam kültürü halini almıştı.
Bilindiği kadarıyla Birkê oyunu saldırı ve öz savunma üzerine tasarlanmış. Kürtlerin bu oyunlarla çok hassas ve folklorik bir biçimde, baskı uygulamadan henüz küçük yaşta çocukları öz savunma üzerine eğittiği görülüyor. Çocuklar oyun sürecinde dost ve düşman kavramlarıyla tanışıp, dost ve düşman karşısında nasıl davranış göstermesi gerektiğini öğrenir. Aynı zamanda oyun süresince büyük bir heyecan ve mutluluğu da tatmış oluyorlar. Buna bağlı olarak oyunlarla beraber çocuklarda toplumsal ahlak ve toplumsallık da gelişmiş oluyor. Yani herkesin kendi erk ve görevlerine neden ve nasıl sahip çıkılması gerektiği öğretilir. Bu da ahlaki toplum için büyük bir tecrübe ve bilinç, vazgeçilmez bir temel oluşturur.
Oyun zamanı
Akşam yemeğinden sonra çocuklar oyun alanına doğru giderlerdi. Oyun alanına erken varan, arkadaşlarına şöyle seslenirdi: ”Ewêrî mewêrî, heçiya bê bila bê, heçiya neyê ji dê û bavê xwe newêre bê” (İster cesur olsun ister korkak, gelmek isteyen gelsin, gelmeyen anne ve babasından korktuğu için gelmiyordur). Bunu duyan çocuklar da koşarak oyun alanına giderdi. 10-15 dakika içinde çocuklar toplanır ve oyun hazırlığına başlardı.
Oyun seçme
Çocuklar oyuna başlarken başlangıçta kendilerine isim seçerlerdi. Oyun iki grup arasında oynanırdı. Oyunu hangi grubun başlatacağının belirlenmesi için tekerleme söylerlerdi ya da sayarak grup belirlenirdi. 1’den 20’ye kadar sayılırdı. 20. sayıyı söyleyen birinci olurdu ve bu biçimde oyuna devam edilirdi.
2- Bêrikê şil û ziwa (Yaş ve kuru taş)
Bir tarafta bir taş tükürülerek ıslatılır ve rastgele bir tarafa fırlatılır. Taş yere düştüğünde, çocuklar hangi tarafın göründüğünü anlamak için bakardı. Görünen tarafa göre, onu seçen grup oyunu başlatma hakkını elde ederdi.
3- Gav û Bist- Gav Didim û Baz Didim (Adımlıyorum ve Kaçıyorum)
Oyun iki grup tarafından oynanır. Hangi grubun oyunu başlatacağının belirlenmesi için, her iki grubun öncüleri 10 metre kadar birbirinden uzaklaşır ve adım atarak birbirlerine doğru yaklaşır. Biri ‘Gav didim’ (adım atıyorum) diğeri de ‘baz didim’ (kaçıyorum) der ve birbirlerine doğru gelir. Kimin ayağı diğerinin ayağına basarsa o grup oyunu başlatma hakkına sahip olur.
4- Mistê Mistê
Grubun öncüleri avuçlarında bir şey saklayıp saklanılan şeyin hangi avuçta olduğunu sorar ve bu biçimde saklanılan şeyin hangi avuçta olduğunu tahmin eder. Eğer saklanılan şeyin hangi avuçta olduğunu bilirse bilen grup oyunu başlatma hakkına sahip olur. Eğer bilmese de diğer grup oyunu başlatır.



Telefon
WhatsApp